DOLAR

32,2734$% 0.02

EURO

34,9412% -0.18

STERLİN

40,6977£% 0.02

GRAM ALTIN

2.444,14%-0,08

ÇEYREK ALTIN

3.970,00%-0,10

BİTCOİN

1986139฿%-1.91462

İmsak Vakti a 04:14
İzmir AÇIK 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Gavuristan güzellemesi mi? Haşa! | Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Moravî Rüstem EfendiCumartesileri severim, yârânla muhabbet demidir. Bu sabah da işte böyle bir neşveyle, çamurların yemyeşil çimen olduğu bir bahar gününe uyanıp tiz dükkâna seğirttim. Ahıbbâ gelmeden ortalığı toparlamak, yeni devşirdiğim kitap ve sair malzemeyi orta masanın üzerine istiflemek, mutfağı elden geçirip çayı, çaydanlığı hazır etmek lazımdı.Vakit zevâle yaklaşıyorken İsmail Hoca peyda oldu. O mutat ve dua mı selam mı belli olmayan merhabasından sonra nefesleneyim diye masanın bir kenarına ilişti. Ben de selamına aynı mutantan cümlelerle karşılık verince hafif tebessüm etti ve devamla:“Hayırdır Baba Rüstem, bir haftadır kapalıymış dükkânın, talebelerden gelenler olmuş, yüz geri dönmüşler. Kağıtçı Yusuf’a sordurdum, evde de kimse yokmuş?! Fevkalade bir hal var sandık.”Benim gibi orta yaşlı, huysuz, sessiz âdemin gaybûbeti böyle bu kadar dikkat çekmez sanıyordum, yanılmışım. Meğer dostlar merak da edermiş ben fakiri, diye düşündüm; sonra dedim ki, “evham yapma kuzum, ucuz kitap alabilecekleri kaç dükkân kaldı gariban taifesinin, senin mekânı kapalı görünce telaşlanmaları bundandır!” filan.Neyse; yine de bozmayayım kalbimi. Kitaplar yüzünden bile olsa aranıp sorulmak hoş! Lafı uzattım, farkındayım. Sadede avdet ediyorum; buyrun.“Hocam, kısa bir Avrupa seyahati çıktı; akademyadan adımızı sildiler, lâkin nâmımız hâlâ okunuyor dillerde (Tefâhuru sevmem, lakin yiğidi öldür hakkını yeme!). Romanya’nın bilmem ne üniversitesinde bir mü’temer (hani gavurun konferans dediği şey) için mahsus davet aldım. Baktım uçak biletleri pahalı, arabayla mı gitsem filan dedim. Gitmişken maa-âile gitsek ne ola ki, diye geldi aklıma. Öyle söyleyince çocuklar neşelendi. Biz de vurduk düldülü yollara, hudut kapılarından gire çıka 20 saatte Romanya’ya vardık.“Belki 300 kilometre Bulgar hudutlarında gezindik; ne yolları Avrupalı, ne de umumi yahut hususi mebânisi! Beğenmediğimiz yollar için çıkışta harç da ödedik, pardon haraç! Tamam 38 avro! Fakat Rumen hududuna girince manzara biraz değişti; hem insanların hem binaların çehresi daha derli toplu, daha munis, daha revnaklı.“A Hocam, endişelenme; şimdi sana gavuristan güzellemesi yapmayacağım; Hoca Tahsin gibi, ‘Paris’e git hey efendi akl u fikrin var ise / Âleme gelmiş sayılmaz gitmeyenler Paris’e’ diye frenk-perestlik de etmeyeceğim. Paris’e de gittim netekim; insan cehennemi, 72 milletin türlü efradı orada. Karınca yuvası gibi, kimin nerede ne yaptığı meçhul. Hem artık bugün teknoloji diye bir şey var; YouTube denen gayya kuyusuna ‘Paris’ yazıversen kim bilir neler çıkar karşına! Şehre dair bilmediğin, görmediğin şey kalmaz alimallâh!“Avrupa da mı görmesin ümmet, diye hayretli bakışlar fırlatıyor gibisin Hocam. Öyle demedim, görsün tabii. Ama önce kendi memleketini tanısın insanımız. İnsanı, tabiatı, yapısı, yaşayışı… Bin türlü rengi, dokusu, kokusu, çeşnisi var bu memleketin. Hem inan öyle hoşlukları var ki, âlemin hırlısı hırsızı bilmez, uğrayıp tek ü tenha görüp tadına varılabilir.“Peki, senin ne işin vardı 20 saat yol çektin, dediğini duyar gibiyim. Şöyle; Türk basmacılığının babası Müteferrika İbrahim Efendi, malumunuz, Kaloşvar (Cluj) doğumlu. Macar hududuna yakın memleket. Bizim program da Kaloşvar’da olunca hazretin maskat-ı re’sini de görürüz sevdasıyla gittik biraz da. Netekim hem doğduğu memleketi gördük hem de artık harabe olmuş mektebini. Rivayete göre hazret, eyyâm-ı şebabetinde Kalvinci bir kilise mektebinde tahsil görmüş. Gerçi Kalvinci değil de Üniteryen olduğunu yazmışlar bilahare. Allahu a‘lemü bi’-s-savâb.”Baktım hoca benim muhabbetten sıkılmış gibiydi; kestim. Elbette siz a‘lâ bilirsünüz, Hocam, filan diyerek bitirdim sözü. Hoca zaten çoktan karıştırmaya başladığı kitaplara iyice abandı. Ben de çayı koyayım, bari diye mutfağa yollandım.Suavi Kemal Yazgıç’ı özlemekKahramanın Sonsuz Kısa Yolculuğu Suavi Kemal Yazgıç’ın üçüncü öykü kitabı. Oysa Yazgıç, ilk öykü kitabını 2002 senesinde çıkarmıştı. Yirmi iki sene sonra üçüncü öykü kitabı önümüzde. Kitaptaki öykülerin tamamı son senelerde pek çok yazarın ilgi gösterdiği küçürek öykü türünde yazılmış.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Mağazalar arasından bir seni seçtim | Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.